Toplumların ekonomik üretim modelleri tarihinde son durağı, dördüncü sanayi devrimi yani Endüstri 4.0 olarak tanımlanıyor. Endüstri 4.0, dijital dönüşüm dinamiklerinden yola çıkarak geleceğin akıllı üretim ekonomisini doğuruyor.  2020 yılında yaklaşık 50 milyar cihazın birbiriyle iletişim halinde olacağı tahmin ediliyor. KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Şule Eryürük, Endüstri 4.0’ın işletmelere üretim maliyetlerinde yüzde 10-30 oranında tasarruf sağladığını ve 2030 yılına kadar ülke ekonomilerindeki GSYİH artışının, büyük oranda verimlilik artışına bağlı hale geleceğini söyledi.
Hem özel hem de iş yaşamlarımızda, yani bireylere doğrudan dokunan süreçlerde tamamen dijital bir dünyayla kuşatılmış bulunuyoruz. Fakat işletmelerin ve endüstrilerin altyapılarında bu dijitalleşme nispeten daha geç ortaya çıktı. Diğer bir deyişle, sektörler hala büyük ölçüde analog yapılara bağımlı durumda. Bu analog yapıların yerini dijital sistemlerin alması, çevresel sürdürülebilirlik açısından dünyamıza büyük bir değer katma potansiyeline sahip bulunuyor. Endüstri 4.0 bambaşka bir boyuta taşınan dijitalleşme, sanal ve gerçek üretim dünyalarını, daha yüksek esneklik, kalite ve verim için bir ekosistem yaratacak şekilde birleştirerek üretim süreçlerini dönüştürüyor.
Hızlı, Hatasız, Çevre ile Dost Ürün Üretimi
KTO Karatay Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Şule Eryürük sürdürülebilirliğin bugünün ihtiyaçlarının, gelecek nesillerin kendi ihtiyaçlarını karşılayabilme durumunun yok edilmeden sağlanma biçimi olduğunu belirterek Endüstri 4.0 ile ilişkisini anlattı. Siber-fiziksel sistemler, akıllı robotlar, büyük veri, nesnelerin interneti, bulut teknolojileri, siber güvenlik, akıllı fabrikalar, 3D yazılım teknolojileri gibi bileşenlerin Endüstri 4.0 sürecinin başlamasını ve yükselişini hızlandırdığının altını çizen Eryürük, “Endüstri 4.0 sürecinin ana amacı, kendini yönetebilen üretim süreçlerinin olduğu akıllı fabrikaların hayata geçirilmesidir. Akıllı fabrikaların hayata geçirilmesi ise siber-fiziksel sistem ve nesnelerin interneti ile mümkün olmaktadır. Endüstri 4.0 bünyesinde bulunan 3D yazılım teknolojileri, bilgisayar ortamında üretilen ürünleri elle tutulabilir gerçek nesnelere dönüştürmektedir. Birbirleriyle etkileşim ve iletişim halinde olan makine ve robotlar sayesinde ise daha büyük üretim serilerinin daha hızlı ve pratik bir şekilde üretilmesini, üretimin anlık olarak takip edilmesini ve olası hatalara müdahale edilmesini, ihtiyaç duyulan stok miktarlarının azalmasını, ürünlerde standardizasyonun sağlanmasını, üretimde verimliğin ve kalitenin artması amaçlanmaktadır. Bu yeni süreçte otonom makinelerin işletmelerde kullanılmasıyla, işletmelerin daha kaliteli, daha ucuz, her bir müşterinin istediği bireysel ürünlerin üretilmesi ile rekabet avantajı kazanacağı ve kârlılık düzeyinde artış olacağı beklenmektedir. Endüstri 4.0 sürecinde otonom robotlar sayesinde daha hızlı, hatasız, tam zamanında, çevreye dost ve müşterinin bireysel olarak istediği ürünlerin üretimi yapılacaktır.” dedi.
 “Mikro Fabrika” Anlayışı Ortaya Çıkaracaktır
“Nesnelerin interneti sayesinde tedarik zinciri boyunca gerçekleşecek olan tüm aktiviteler eş zamanlı olarak izlenmekte, süreçlerin işleyişine etki eden faktörler kontrol edilmekte, olumsuz bir durumda, otonom müdahaleler yapılmaktadır.” diyen Eryürük, “Böylece, lojistik faaliyetleri olağanüstü bir hız kazanmakta, kaynaklar optimal düzeyde kullanılmakta, toplam maliyetler büyük ölçüde azalmakta, ürün bekleme, gecikme, bozulma, kırılma gibi durumlar yaşanmamaktadır. Endüstri 4.0 sürecinde yeni teknolojilerden yararlanarak geliştirilen sistemler, makineler, cihazlar ve tezgahlar bir fabrikaya oranla küçük mekanlarda üretim gerçekleştirmeyi de sağlayabilecektir. Yeni teknoloji ile küçük atölyeler, garaj işletmeleri ve küçük laboratuvarlar kurmak da mümkün olmaktadır. Bu ortamlar sayesinde iş modelleri değişerek “mikro fabrika” anlayışı yaygınlaşmaya başlamıştır. Endüstri 4.0 sürecinde akıllı tarım uygulamaları mobil teknolojiler, sensörler, akıllı traktörler ve veri analizi ile toprağın ne kadar gübreye ihtiyacı olduğu tespit edilebilecek, hangi toprak çeşidinde hangi ürünün üretilmesi gerektiği, ürün kalitesinin belirlenmesi, ilaçlama ve sulamanın akıllı makineler tarafından yapılması mümkün hale gelebilecektir.” ifadelerine yer verdi
Endüstri 4.0 ile Yüzde 10-30 Oranında Tasarruf
Endüstri 4.0’ın işletmelere üretim maliyetlerinde yüzde 10-30 oranında tasarruf sağladığını ve 2030 yılına kadar ülke ekonomilerindeki GSYİH’daki (Gayrisafi Yurt İçi Hasıla) artışın büyük oranda verimlilik artışına bağlı hale geleceğini aktaran Eryürük, “PWC 2016 Küresel Endüstri 4.0 Anketi’nde, sanayi sektöründe yüzde 4,1 verimlilik artışı ile yıllık ortalama maliyet düşüşünün yüzde 3,6 olacağı öngörülmektedir. Yine bir araştırmaya göre Endüstri 4.0’ın işletmelere üretim maliyetlerinde yüzde 10-30, lojistik maliyetlerde yüzde 10-30 ve kalite/yönetim maliyetlerinde yüzde 10-20 arasında bir düşüş sağlaması beklenmektedir. TÜBİTAK’ın 2016’da yayınlamış olduğu Yeni Sanayi Devrimi Akıllı Üretim Sistemleri Teknoloji Yol Haritası Raporu’na göre, Endüstri 4.0 ile gelecek yıllarda birbirine bağlı cihaz sayısının 50 milyara, nesnelerin interneti pazarının büyüklüğünün 656 milyar dolardan 1.1 trilyon dolara çıkacağı beklenmektedir. 2030 yılına kadar OECD ülkelerinin ekonomilerindeki GSYİH artışının büyük oranda verimlilik artışına bağlı hale geleceği, dijital teknolojilerin verimlilik, gelir dağılımı ve çevre üzerine güçlü etkilerinin olacağı tahmin edilmektedir.” ifadelerine yer verdi.
“İhtiyaç Duyulan Mesleklerin İş Yapış Biçimleri Değişiyor”
“Değişim ve dönüşümlerin takip edilmesi adına süreçlerin karmaşık yapısı ve bunların çevik ve yalın bakış açısıyla yönetilmesi gerekliliği göz önüne alındığında hem ülkemizde hem de küresel bağlamda endüstri mühendisliği alanının uzmanlıklarına daha çok gerek duyulacağı açıktır” diyen Eryürük, Endüstri 4.0’la popülerleşen iş ve mesleklerin birçoğu 10 yıl önce mevcut bile değildi ve şu an ihtiyaç duyulan yetenek ve kabiliyetlerden düşük vasıflı işçiler negatif yönden etkilenirken, varlığını sürdüren ve halen ihtiyaç duyulan mesleklerin de iş yapış biçimleri dramatik biçimde değişmektedir.” şeklinde konuştu.